2 Haziran 2012 Cumartesi

sükut ...

Yaşar - Beni Koyup Gitme / Atilla İlhan - Ağustos Çıkmazı




Beni koyup koyup gitme, n’olursun
Durduğun yerde dur
Kendini martılarla bir tutma
Senin
kanatların yok
Düşersin yorulursun
Beni koyup koyup gitme, n’olursun
Bir deniz kıyısında otur
Gemiler sensiz gitsin bırak
Herkes gibi yaşasana sen
İşine gücüne baksana
Evlenirsin, çocuğun olur
Beni koyup koyup gitme, n’olursun
Elimi tutuyorlar ayağımı
Yetişemiyorum ardından
Hevesim olsa param olmuyor
Param olsa hevesim
Yaptıklarını affettim!
Seninle gelemiyeceğim…
Beni koyup koyup gitme, n’olursun
İÇ NEFES

O bir çay istemişti, trenin içinde
Biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
Ben yalnız kalmıştım, senin içinde
Oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni!

 -Aşkı geçtik, gözlerini açabilirsin.

O bir dile sığınmıştı, sözü içinde
Yolu yoluma çıkmıştı, çölü içinde
Ben eski kalmıştım, senin içinde
Oysa kaç çocuğun yerine övmüştüm seni!

-Düşü geçtik, kendine bakabilirsin.

O bir bende kırılmıştı, hayli içimde
Issız otağ kurulmuştu, canım içinde
Oysa kaç bahçe yerine açmıştım seni!

-Kimi geçtik, kimseye sorabilirsin.

Haydar Ergülen

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Biraz da gülelim :)

Muğlalı bir öğretmen Diyarbakır'a tayin olur.
Fiil çekimidir konu.
'Bakmak' fiilini çekin bakem diye başlar söze.
Taşrada görevli bir Karadenizli idari amirin oğlu başlar fiil çekimine.
-Pakirem.
-Pakirsen.
-Pakirler.
Öğretmen sus bakem sen olu mu ölü der ve Diyarbakır'lı bir öğrenci söz alır.
-Bakırem.
-Bakırsen.
-Bakırler.
Öğretmen deliye döner ve "baken de öğrenin" der başlar fiil çekimine.
- Bakıp durum.
- Bakıp durusun.
- Bakıp durular.

Dostlar Irmak Gibidir Can Yücel

Dostlar ırmak gibidir.
Kiminin suyu az kiminin çok..
Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca
Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya.


"Sır kelimelerde değil kalpte, Ne duymak istiyorsa onu işitiyor insan."
Sebeb-i Telif
Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
yaprakla yağmurun aşkı meselâ
kim olsa serpilen coşturuyor bizi
imreniyoruz başkalarının mahvına.
Yağmur mahvoluyor çarparak
kendini parçalıyor mâşukunun açılan kıvrımında
yaprak dirimle irkiliyor nazlı ve mağrur
silkiniyor vuran her damlayla.

Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
bakıp başkasının başkayla kurduğu bağlantıya
aşka dair diyoruz ilk anı bu olmalı
ilkönce damarlarımızda duyduğumuz çağıltısını
uzak iklimlerin
kokusu gitmediğimiz şehirlerin önceden
bir baş dönmesiyle kabarıyor hafızamızda
sonra ayrılıklar düşüne dalıyoruz:
Bize ait olan ne kadar uzakta!

Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
başkalarının düşünceleriyle değil.
"Üstümde yıldızlı gök" demişti Königsberg'li
"içerimde ahlâk yasası".
Yasa mı? Kimin için? Neyi berkitir yasa?
İster gözünü oğuştur, istersen tetiği çek
idam mangasındasın içinde yasa varsa.
Girmem, girmedim mangalara
Yer etmedi adalet duygusu
içimde benim
çünkü ben
ömrümce adle boyun eğdim.
Yıldızlı gökten bana soracak olursanız
kösnüdüm ona karşı
onu hep altımda istedim.
Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
ve devam ediyor başkalarının hınçlarıyla
düşmanı gösteriyorlar, ona saldırıyoruz
siz gidin artık
düşman dağıldı dedikleri anda
anlaşılıyor
baştan beri bütün yenik düşenlerle
aynı kışlaktaymışız
incecik yas dumanı herkese ulaşıyor
sevinç günlerine hürya doluştuğumuzda
tek başınayız.
Diyorum hepimizin bir gizli adı olsa gerek
belki çocuk ve ihtiyar, belki kadın ve erkek
hepimiz, herbirimiz gizli bir isimle adaşız
yoksa şimdiye kadar hesapların tutması lâzımdı
hayatımıza kendi adımızla başlardık
bilmediğimiz bir isim, hesaptaki bu açık
belki dilimi çözer, aşkımı başlatırım
aşk yazılmamış olsa bile adımın üzerine
adımı aşkın üstüne kendim yazarım.